| Soru: Nur Müellifi, "Tekellüf, şer'an ve hikmeten fenadır; çünkü, tekellüf sevdası, insanı, hadd-i mârufu tecavüze sevk eder. Mütekellif olanlar, tefâhur tavrı ve riyakâr vaziyeti takınmaktan kurtulamazlar ki, bunların ikisi de ihlâsı zedeler." buyuruyor. Kaçınılması gereken tekellüften maksat nedir? Tekellüf hangi hususlarda söz konusudur? -Tekellüf; gönülden gelmeyen söz ve tavırlar sarfetmek, kendi isteğiyle külfete girmek, gereksiz bir zorluğa katlanmak, gösterişe kapılmak, yapmacık hâller sergilemek ve zoraki hareket etmek manalarına gelmektedir. (00.40) -Ebû'l-Leys Semerkandî Hazretlerinin Tenbîhü'l-Gafilîn adlı eserinin ihlâs bahsinde üzerinde durulan, Ahmed b. Hanbel Hazretlerinin Müsned'inde geçen bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmaktadır: Allah Rasûlü, "Sizin hakkınızda en çok korktuğum şey küçük şirktir" deyince sahabe efendilerimiz "Küçük şirk nedir?" dediler. Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) de "Riya" karşılığını verdiler. Bir rivayette, eşşirkü'l-esğar yerine eşşirkü'l-hafî (gizli şirk) ifadesi vardır. Nedir Allah'a gizli gizli eş-ortak koşmak? Gösteriş yapmak, kendine ait olmayan şeylerle kendini ifade etmek ve her fırsatta varlığını hissettirmeye çalışmaktır. (02.00) -Tekellüf, "izharu ma leyse filbâtın" manasını taşır; bu açıdan, insanın, kalbine ait olmayan ve içinde yer tutmayan hususiyetleri sun'î olarak dışarı dökmesi, tam sahip olmadığı bir malı peylemesi; hislerinde yoğurmadığı, dimağında bir kalıba koymadığı ve tabiatının bir yanı haline ... |